Kampanya Spotu Başlığı
They start declaring you this and that. Either way, I technically inherit your building and your spaceship. Which means Planet Express is now… Awesome Express. You rotten kids!
TÜMÜNÜ GÖR

Antibiyotikler ve Bağışıklık Sistemimize Zararları

Antibiyotikler ve Bağışıklık Sistemimize Zararları
antibiyotik

Antibiyotik

Hastalıklara karşı koyan ordumuz, bağışıklık sistemimiz, bozulmuş, değişime uğramış hücreleri tespit edip yok eder. Düşmanını ve düşmanına karşı daha önce uyguladığı yöntemleri belleğine kaydeder ve gerektiği zaman kullanır. İnsan vücudunda en hızlı gelişen hücrelerden biri bağışıklık hücreleridir.

Bağışıklık sistemimizin % 80′i yararlı bakteriler tarafından bağırsak bölgemizde yapılanır. Bağırsak mikropları anne karnındayken oluşur ve doğumdan yaklaşık sekiz gün sonra ortaya çıkar. Bebek, anne sütü alarak bağışıklık sistemi iyi ve kötü hücreleri kaydederken, bağırsaklarımız da daha fazla bakteriyi barındırmış olur. Bu kayıtlar ömür boyu saklanır ve vücudumuz hiçbir işgalciyi unutmaz.

Problem Nerede Başlıyor?

Bir bebeğe yapılabilecek en kötü şey ona antibiyotik vermektir. Antibiyotiklerin tümü (iyi huyluları da dâhil), vücuttaki bakterileri öldürür. Bebeğin bağışıklık sistemini kalıcı olarak değiştiren antibiyotikler, bağırsaklarda biriken nöro-kimyasallar yüzünden sinir sisteminde de bozulmalara yol açar. Unutmayın ki antibiyotikler bize kurtarıcı olarak tanıtılıyor, fakat kanserin, dejeneratif ve kronik hastalıkların bedelini ödeyen de biz oluyoruz.

Bebeklerde antibiyotik kullanımı ile bağırsaklardan bakteriler temizlenerek bağışıklık sisteminin kayıtları silinir. Bağışıklık sisteminin stratejilerini yitirmesi ile bağırsaktaki mantarlar artık rakipsizdir ve dost bakteriler tarafından kontrolsüz çoğaltılırlar. Mantarlar bağırsaktaki kalelerini kurduktan sonra parazitler vücudu beslemek için besin ve mineralleri paylaşmaya başlarlar. Bu da kanser ve kronik hastalık oluşumu için ilk adımdır.

Bu işlem yetişkin birinin antibiyotik kullanmasıyla da gerçekleşir. Her şey kalıcı olarak değişir ve vücudu normaline döndürebilmek için hedeflenen beslenme ve probiyotik tedaviler yıllar boyu sürer.

Ağır Metallerin Rolü

Ağır metallerin % 80’inden fazlası dost bakteriler tarafından bağırsaklardan uzaklaştırılır. Bazı kötü bakteri ve mantarlar muhtemel bir saldırıya karşı vücudumuzun direncini kırmak için ağır metalleri organ ve dokularımıza nakletmek isterler. Mantarlar kompromize dokular üstünde beslenen temizlik organizmalarıdır. Sonuç olarak mantarlar sağlıklı dokuları istila ederek güç kazanacak fakat vücudumuz güç kaybedecektir.

Kanser iltihabi bir hastalıktır. Bağırsaktan kana sızan parçacıklar vücudun iltihaplanmasına sebep olur. Kronik iltihaplı organlar ağır metallerin, virüslerin, mantar ve bakterilerin hedefi haline gelir. Uğradığımız zarar sadece yediğimiz birçok işlemden geçmiş gıdaların bağırsaktan sızıntı yapmasıyla kalmıyor; pankreas rahatsızlığı, stres ve sıkıntı baş gösterebiliyor. Kronik stres ise birçok hastalığa ve kansere karşı organlarımızı daha dirençsiz hale getiriyor.

Bu Durum Nasıl Sonlanır?

Bu durum ancak bir tedaviye başlamadan önce ilaçların yan etkileri hakkında detaylı bilgi sahibi olunmasıyla son bulur. Size vereceği zarar veya yararı ölçüp tartmalı, her durumda antibiyotik tedavisini gözünüz kapalı kabul etmemelisiniz. Unutmayın sağlığınız en çok sizi ilgilendiriyor.

Çeviri: Kevser Yılmazer / Sade Hayat Dergisi

Kaynak: http://www.naturalnews.com/036479_antibiotics_immune_system_destruction.html

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.