Kampanya Spotu Başlığı
They start declaring you this and that. Either way, I technically inherit your building and your spaceship. Which means Planet Express is now… Awesome Express. You rotten kids!
TÜMÜNÜ GÖR

Kaliteli yaşamak ve insan olmak

Kaliteli yaşamak ve insan olmak

Bir insanın yaşamından değerli bir şeyi yoksa o insanın yaşamının da değeri yoktur. (Tagor)”

İnsanlar aslında benzer imkanlara sahip olmasalar da, benzer ihtiyaçlara sahiptirler. Kişilik yapılarımız farklı olsa da, benzer süreçleri geçiririz. Genellikle farklılıklarımızı gündem yaparak, benzer yönlerimizden daha az söz ederiz. İmkanlarımızı, gücümüzü, zamanımızı ve hatta bizzat kendi hayatımızı bir başkası için seferber ederken; bütün bunların çok azını kendimiz için harcarız.

 

Çocukluğumuzu ve gençliğimizi kodlandığımız şekilde ve yetişkinler tarafından önümüze konulan “başarı(!)” hedeflerine ulaşmak için geride bırakırken, hep birilerinin istekleri doğrultusundaki bir hayata hazırlanırız ve nihayette kocaman beyler ve bayanlar olarak; çok şeylere sahip, bir çok şeye şahit olup hayata atılırken, mutlaka bir şeyler oluruz… Baba olur, anne olur, eş olur, aile olur, şu ya da bu mesleğin uzmanı olur; belki de bazılarımız sanatçı, bazılarımız sporcu, bazılarımız iş adamı, bazılarımız ünlü bir gazeteci ya da politikacı bile olmayı başarabiliriz. Ancak bütün bu olmayı başardıklarımıza rağmen yine de daha başka bir şeyler olmaya talipli olur, hatta sabırla gerekirse onca yıl daha koşuşturur ve bekleriz…

 

Sonuçta, yaşadığımız hayat bizleri elbette bir yerlere getirir ve bir şeyler yapar. Ancak, geldiğimiz yer gerçekte gelmemiz gereken yer olmadığı gibi, elde ettiklerimiz etmemiz gerekenler, olduğumuz şey olmamız gereken, vardığımız nokta ise varmamız gereken nokta değildir. Böyle olmasına rağmen hayatın içinde, ”nitelikli bir yaşam” için koşuşturmak her birimizi zamanla; değiştirir, bir şeylere yaklaştırırken bir şeylerden uzaklaştırır, yorar, gerer, yıpratır ve yaşama bağlılığımız ile sevincimizi azaltabilir. Kazandıklarımıza rağmen zamanla kaybettiklerimiz ile yüzleşirken; aslında  “kendimiz olamadığımızı”, çok çok sonraları fark ederiz. İşte, asıl bu farkındalık ile sarsılırız, sendeleriz ve başlarız pişmanlığımızın işareti olan “keşke” lerimizi ya da gerçekler ile yüzleşmeye direncimizi gösteren  “eğer”lerimizi sıralamaya…

 

Nitelikli bir yaşam için önceliğimiz olması gereken beden ve ruh sağlığımızı, bizzat kendi tercihlerimiz ve kendi yaşantılarımız ile riske sokmamızın neticesinde; yaşamış olduğumuz hayata bir anlam katamamanın pişmanlığı, hayatımızı anlamlı bir hale dönüştürememiş olmanın da suçluluğu ile bazılarımız o tertemiz fıtratımızı; bulaştırdığımız lekelerden nasıl temizleyeceğimizin arayışı içerisinde yeni bir başlangıç olacağı ümidiyle tekrar başa döneriz…

 

Onca yaşadıklarımıza, yıpranan ve yaşlanan bedenimize, beklemediği mağlubiyeti yaşamış bir yarışmacının yaşadığına benzer ruh halimize rağmen, elbette ki her birimiz yeniden başlayabiliriz. Çünkü nefes aldığımız sürece “Esirgeyen ve Bağışlayan Rabbimiz” bizlere bu fırsatı bir daha, bir daha olmak üzere, kesintisiz olarak tekrar tekrar vermektedir…

 

Hiçbir zaman, “artık her şey bitti!..” denilemez, denilmemelidir. Önemli olan içtenlikle ve “Allah’ın Adı” ile başlayabilmektir. Gerisi teferruattır…

Aslında bir yönü ile sağlıklı bir insan olmak; kendi hayatımıza değer katmaya istekli olmanın, onurumuza yakışan duruşumuzu korumadaki kararlılığımızın, yeryüzünü herkesten önce kendimiz için yaşanabilir kılmak adına her türlü zorbalığa karşı cesaretin adıdır. Böyle bir insan olmak aynı zaman da nitelikli bir çevre arayışını, özünde olanı keşfetmeyi, kendin olmayı, kendi yaşamındaki eksiklileri fark edebilmeyi, hatalarını telafi etme çabası göstermeyi, günlük yaşamın gerektirdiği “kendini tanıma, “hayır” diyebilme, öfkesini kontrol edebilme” gibi temel “yaşam becerileri”ni kazanmış olmayı, yaşanılan anın hakkını verebilmek ve tıpkı kainattaki her zerre gibi hayatını da bir düzen ve uyum içerisine oturtmak için mücadele etmeyi de gerektirir. Bütün bunları gerçekleştirebilmek için de gerçekten bir aile, bir anne, bir baba, saygın ve güvenilir bir insan olabilmek adına çok şeyi değil, gerekli olan her şeyi, ama gerçekten her şeyi yapmaya azmetmek önemlidir.

 

Sonuç olarak, kaliteli bir yaşam; bütün bunların tam olarak farkına vardığımız andan itibaren beden ve ruh sağlığımızı, kendimizi, ailemizi en öncelikli yere yerleştirmek ve akabinde de yakından uzağa doğru çevremizi listemize yerleştirerek; hayatı anlamlı kılmayı ve hayatımıza gerçek bir anlam katmayı başarabilmenin mücadelesini verebilmektir. İşte, gerçek bir “kaliteli yaşam”ın, belki de insan olduğumuzu hatırlamanın gereği de budur…

 

Unutmayalım ki:

 

“Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için yaratılmıştır.

Çalışmaya zaman ayırın, başarının bedeli budur.

Düşünmeye zaman ayırın, güçlü olmanın kaynağı budur.

 Çevrenize nazik davranmaya zaman ayırın, mutluluğa giden yol budur.

 Etrafınıza bakmaya zaman ayırın, günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır.

 Gülmeye zaman ayırın, ruhunuzun müziği budur.

 Çocuklarınızla oynamaya zaman ayırın, zevklerin en büyüğüdür.

Terbiyeli olmaya zaman ayırın, insan olabilmenin sembolü budur. Goethe”

 

  25.12.2012Uzm.Psk./Dan. Hüseyin ŞAHİN 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.