Kampanya Spotu Başlığı
They start declaring you this and that. Either way, I technically inherit your building and your spaceship. Which means Planet Express is now… Awesome Express. You rotten kids!
TÜMÜNÜ GÖR

Nasıl Dua Etmeliyiz?

Nasıl Dua Etmeliyiz?

Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatuhu ebeden daima.

Bugünkü yazımda inşaallah dua etmenin adabı üzerinde duracağım. Tabi ki her zamanki gibi yararlandığım temel kaynağım Kur’an’ın manevi bir mucizesi olan Risale-i Nur Külliyatı olacak.

Dua hakkında Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Ayakkabınızın bağı da kaybolsa Allah’tan isteyin” buyurmuştur. Cenab-ı Hakk ise “Dua edin icabet edeyim” (Mü’min,60) buyurmuştur.

Öyleyse insan acizliği nispetinde dua etmeye her zaman muhtaç. Bİzler hayatta iken şöyle bir yanlışın içine düşüyoruz. Bir sıkıntımız olduğunda maddi anlamda koşuşturup duruyoruz, çareler arıyoruz, en sonunda çare bulamaz isek Allah’a yalvarıyoruz. Halbuki süreç tersten işlemeli değil mi? Önce Allah’a yalvarmalı, sonra sebepler tahtında vesilelere başvurmalıyız. Böyle yaptığımız takdirde inşaallah Allah c.c. bütün kapıları önümüzde açacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki imtihan sırrı gereği her duamız kabul olmayabilir. Allah c.c. her duaya cevap verir ama her duayı kabul etmez. İsterseniz konumuzun bu bahsini Risale-i Nurdan dinleyelim:

Meselâ, hasta bir çocuk çağırır: “Yâ hekim, bana bak.”

Hekim “Lebbeyk,” der. “Ne istersin?” Cevap verir.

Çocuk “Şu ilâcı ver bana” der.

Hekim ise, ya aynen istediğini verir, yahut onun maslahatına binâen ondan daha iyisini verir, yahut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez.

İşte, Cenâb-ı Hak Hakîm-i Mutlak, hâzır, nâzır olduğu için, abdin duâsına cevap verir. Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzûruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir. Fakat, insanın hevâperestâne ve heveskârâne tahakkümüyle değil, belki hikmet-i Rabbâniyenin iktizâsıyla, ya matlûbunu veya daha evlâsını verir veya hiç vermez. (23. Söz)

Peki nasıl dua etmeliyiz? Dilimiz alışılagelmiş şeyleri söylerken, kalbimizden başka şeyler mi geçmeli; yoksa kalp ve dil aynı noktada mı buluşmalı? Veyahut araya vesileler mi koymalıyız, yoksa belirli vakit ve meskenleri mi seçmeliyiz dua ederken? Yine bu soruların cevabını Risale-i Nurdan dinleyelim:

Birinci Sualiniz: Mü’minin mü’mine en iyi duası nasıl olmalıdır?

Elcevap: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünkü bazı şerâit dahilinde dua makbul olur. Şerâit-i kabulün içtimaı nispetinde makbuliyeti ziyadeleşir.

Ezcümle, dua edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir dua olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur.

• Hem bizahri’l-gayb, yani gıyaben ona dua etmek,

• Hem hadiste ve Kur’ân’da gelen me’sur dualarla dua etmek; 

• Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble dua etmek,

• Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,

• Hem mevâki-i mübarekede, hususan mescidlerde,

• Hem Cumada, hususan saat-i icabede,

• Hem şuhur-u selâsede, hususan leyâli-i meşhurede,

• Hem Ramazan’da, hususan Leyle-i Kadirde dua etmek, kabule karin olması rahmet-i İlâhiyeden kaviyen me’muldür.

O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir….

Selametle …

 

 

 

 

___________________________________

1- Allahım, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum. en-Nevevî, el-Ezkâr, 74; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:517.
2- “Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem ateşinin azâbından koru.” Bakara Sûresi: 2:201.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.