Kampanya Spotu Başlığı
They start declaring you this and that. Either way, I technically inherit your building and your spaceship. Which means Planet Express is now… Awesome Express. You rotten kids!
TÜMÜNÜ GÖR

Ubeydullah Hoca’dan

Ubeydullah Hoca’dan
Bu Yedi Ayet Okundugu zaman o gün gök yere bela olarak inse aldiris etmem. Bu yedi
ayetin okunmasi berketiyle kurtulurum.
Tövbe Sûresi Ayet 51 Sayfa 194

51-De ki: “Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize aslâ isâbet etmez.(2) O bizim Mevlâmızdır. Öyleyse mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsin!”
(2) “Eğer desen: ‘Kader bizi böyle bağlamış, hürriyetimizi selb etmiştir (elimizden almıştır). İnbisat ve cevelâna müştâk (açılmaya ve coşmaya düşkün) olan kalb ve ruh için kadere îman bir ağırlık, bir sıkıntı vermiyor mu?’
El-cevab: Kat‘â ve aslâ! Sıkıntı vermediği gibi, nihâyetsiz bir hıffet (hafiflik), bir rahatlık ve revh u reyhânı (rahat ve huzûru) veren ve emn-i emânı (tam bir güveni) te’mîn eden bir sürur (sevinç), bir nûr veriyor. Çünki insan kadere îmân etmezse, küçük bir dâirede cüz’î bir serbestiyet, muvakkat bir hürriyet içinde, dünya kadar ağır bir yükü, bîçâre rûhunun omzunda taşımaya mecburdur.

Çünki insan bütün kâinâtla alâkadardır. Nihâyetsiz makāsıd ve metâlibi (maksadları ve istekleri) var. Kudreti, irâdesi, hürriyeti bunların milyondan birisine kâfî gelmediği için, çektiği ma‘nevî sıkıntının ağırlığı ne kadar müdhiş ve muvahhiş (vahşet verici) olduğu anlaşılır.
İşte kadere îman, bütün o ağırlığı kaderin sefînesine (gemisine) atar, kemâl-i râhatla, ruh ve kalbin kemâl-i hürriyetiyle kemâlâtında serbest cevelânına (coşarak dolaşmasına) meydan verir. Yalnız nefs-i emmârenin (kötülükleri emreden nefsin) cüz’î hürriyetini selb eder (çekip alır) ve fir‘avniyetini ve rubûbiyetini (rab olma da‘vâsını) ve keyfemâ yeşâ (dilediğince) hareketini kırar. Kadere îman o kadar lezzetli ve saâdetlidir ki, ta‘rîf edilmez.” (Tılsımlar, 26. Söz, 88)

Yunus Sûresi Ayet 107  Sayfa 220
107-Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, artık onu O’ndan başka açacak (kaldıracak) olan kimse yoktur! Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun ihsânını geri çevirecek kimse de yoktur!(1) (O,) bunu (bu ihsânını) kullarından dilediğine ulaştırır. Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
(1) “Allah birdir. Başka şeylere mürâcaat edip yorulma! Onlara tezellül edip (alçalıp) minnet çekme! Onlara temelluk edip (yaltaklanıp) boyun eğme! Onların arkasına düşüp zahmet çekme! Onlardan korkup titreme! Çünki Sultân-ı Kâinât birdir; herşeyin anahtarı O’nun yanında, herşeyin dizgini O’nun elindedir. Herşey O’nun emriyle hâlledilir. O’nu bulsan, her matlûbunu (isteğini) buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun!” (Asâ-yı Mûsâ, 10. Hüccet-i Îmâniye, 185)
Hud Sûresi Ayet 6 Sayfa 221
6-Yeryüzünde kımıldanan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a âid olmasın!(1) (Allah) onun kaldığı yeri ve emânet bırakıldığı yeri bilir. Hepsi, apaçık bir kitabda (Levh-i Mahfûz’da yazılı)dır.
(1)   [Yeryüzünde kımıldanan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a âid olmasın!] âyet-i kerîmesiyle, rızık taahhüd-i Rabbânî (Allah’ın taahhüdü) altına alınmıştır. Fakat rızık iki kısımdır. Birisi hakīkī rızıktır, diğeri mecâzî (hakīkī olmayan) rızıktır. Yani biri zarûrî rızıktır, diğeri gayr-ı zarûrî (zarûrî olmayan) rızıktır. Âyet ile taahhüd altına alınan, zarûrî olan rızıktır. Evet, hayâtı muhâfaza edecek kadar gıdâ veriliyor. Cisim ve bedenin semizliği ve zayıflığı, rızkın çokluğuna ve azlığına bakmaz. Denizin balıkları ile karanın patlıcanları buna şâhiddir. Mecâzî olan rızık ise âyetin taahhüdü altında değildir. Ancak sa‘y ve kesbe (çalışma ve kazanmaya) bağlıdır.” (Mesnevî-i Nûriye, Katre, 61)
Hud Süresi Ayet 56 Sayfa 227
56-“Şübhesiz ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. (Yeryüzünde) hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, O (Allah) onun perçeminden (alnından) tutmuş (da tasarrufu altına almış) olmasın!(1) Muhakkak ki Rabbim, dosdoğru bir yol üzerindedir.”
(1) “(Bu) gibi âyetlerin işâret ettiği hakīkat-i a‘zamın (büyük hakīkatin) bir vechi (yönü) şudur ki: Şu kâinâttaki ecrâm-ı semâviyenin (gök cisimlerinin) kıyamları (varlıkları), devamları ve bekāları (süreklilikleri), sırr-ı Kayyûmiyete (Kayyûm isminin sırrına) bağlıdır. Eğer o cilve-i Kayyûmiyet bir dakīkada yüzünü çevirse, bir kısmı küre-i arzdan (dünyadan) bin def‘a büyük milyonlar küreler, fezâ-yı gayr-ı mütenâhî (sınırsız gökyüzü) boşluğunda dağılacak, birbirine çarpacak, ademe (yokluğa) dökülecekler. (...) Herbir mevcûdun zerreleri dahi, yıldızlar gibi sırr-ı kayyûmiyetle kāim (varlıkta duruyor) ve o sır ile bekā buluyorlar ve devâm ediyorlar.” (Lem‘alar, 30. Lem‘a, 404-405)
Ayrıca bakınız; (Mektûbât, 33. Mektûb, 319)

Ankebut  Süresi Ayet 60 Sayfa 402
60-(Yeryüzünde) hareketli olan nice canlı da vardır ki rızkını taşıyamaz (kendi te’mîn edemez). Onlara da size de Allah rızık verir.(2) Çünki O, Semî‘ (rızık isteyen her canlıyı işiten)dir, Alîm (herbirinin ihtiyâcını bilen)dir.
(2) “Rızk-ı helâl, iktidar ve ihtiyâr (irâde) kuvvetiyle kazanılmaz, buldurulmaz. Belki çalışmasını ve sa‘yini (çabasını) kabûl eden bir merhamet tarafından verilir ve ihtiyâcına acıyan bir şefkat cânibinden (tarafından) ihsân edilir. Fakat rızık ikidir. Biri: Yaşamak için hakīkī ve fıtrî rızıktır ki, taahhüd-i Rabbânî (Allah’ın taahhüdü) altındadır. Hattâ o kadar muntazamdır ki, bedende yağ vesâire sûretinde iddihâr olunan (biriktirilen) fıtrî rızık, hiç olmazsa yirmi günden ziyâde birşey yemeden yaşatır, hayâtını idâme eder (devâm ettirir). Demek yirmi-otuz günden evvel ve bedende müddehar (biriktirilmiş) olan fıtrî rızkı bitmeden, zâhiren (görünüşte) açlıktan vefât edenler rızıksızlıktan ölmüyorlar. Belki sû’-i i‘tiyaddan (yanlış alışkanlıktan) ve terk-i âdetten neş’et eden (alışmış olduğu tarzı bırakmaktan gelen) bir hastalıktan vefât ederler. İkinci kısım rızık: İ‘tiyad ve israf ve sû’-i isti‘mâlât (kötüye kullanma) ile tiryâkī olup, zarûret hükmüne geçen mecâzî ve sun‘î rızıktır. Bu kısım ise, taahhüd-i Rabbânî altında değildir. Belki ihsâna tâbi‘dir. Kâh verir, kâh vermez.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 157-158)

Fatir Süresi Ayet 2 Sayfa 433
2-Allah insanlara rahmetten ne açarsa, artık onu tutacak kimse yoktur. Ve neyi tutarsa, ondan sonra da onu salıverecek kimse yoktur. Çünki O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
Zümer Süresi Ayet 38 Sayfa 461
38-And olsun ki, eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka: “Allah!” diyeceklerdir.(2) De ki: “Söyleyin bana! Allah’dan başka (kendisine) yalvarmakta olduklarınız, eğer Allah bana bir zarar vermek istese, onlar, O’nun vereceği zararı giderebilecek olan şeyler midir? Yâhut beni bir rahmete mazhar etmek istese, onlar O’nun rahmetini tutabilecek olan şeyler midir?” De ki: “Allah bana yeter! Tevekkül edenler, ancak O’na tevekkül eder.”(3)
(2) “Kur’ân-ı Hakîm şu nevi‘ âyâtla (âyetlerle) yıldızlardan ve semâvâttan tutup, tâ zerrelere kadar şirki (Allah’a ortak koşmayı) tard eder (reddeder). Şöyle işâret eder ve ma‘nen der: Semâvât ve arzı böyle muntazam halk eden (yaratan) bir Kadîr-i Mutlak’ın elbette devâir-i masnûâtından (san‘atla yarattığı varlık dâirelerinden) olan manzûme-i şemsiye (güneş sistemi) bilbedâhe (açıkça) O’nun kabza-i tasarrufundadır (hükmü altındadır). Mâdem O Kadîr-i Mutlak, şemsi seyyârâtıyla (gezegenleriyle) kabza-i tasarrufunda tutuyor. Ve tanzîm ve teshîr ve tedvîr ediyor (itâat ettirip idâre ediyor). Elbette o manzûme-i şemsiyenin bir cüz’ü (parçası) ve şems ile bağlanan küre-i arz dahi kabza-i tasarrufunda ve tedbir ve tedvîrindedir. Mâdem küre-i arz kabza-i tasarrufunda ve tedbir ve tedvîrindedir, bilbedâhe arzın yüzünde yazılan ve îcâd edilen (yaratılan) ve yerin meyveleri ve gāyâtı (gāyeleri) hükmünde olan masnûât (san‘atlı varlıklar) dahi O’nun kabza-i rubûbiyetinde (idâresi altında) ve terbiyesindedir.” (Sözler, 32. Söz, 273)
(3) “İnsan zaîfdir; belâları çok. Fakīrdir; ihtiyâcı pek ziyâde. Âcizdir; hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i zü’l-Celâl’e dayanıp tevekkül etmezse (güvenmezse) ve i‘timâd edip teslîm olmazsa, vicdânı dâim azâb içinde kalır. Semeresiz (netîcesiz) meşakkatler, elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş veya canavar eder.” (Sözler, 6. Söz, 16)

MUSİBETE KARŞI YAPILACAK DUA
Bir adam Ebu Derda (ra)’ya gelerek; “Ey Ebu Derda, evin yandı!” der  O ise; “Hayır, yanmamış  Allah benim evimi yakmaz  Çünkü ben Hz  Resulullah (sav)’tan bazı kelimeler duydum ki, kim o kelimeleri günün başında söylerse, akşama kadar başına hiçbir musibet gelmez; kim de günün sonunda söylerse, sabaha kadar başına hiçbir musibet gelmez” diyerek şu duayı zikreder:
اَللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّى لآاِلهَ اِلاَّ أَنْتَ عَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَ أَنْتَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمْ  مَا شَااَللّهُ كَانَ وَمَا لَمْ يَشَأْ لَمْ يَكُنْ وَلآ حَوْلَ وَلآ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللَّهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ  اَعْلَمُ اَنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَئٍْ قَدِيرٌ وَ اَنَّ اللَّهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَئٍْ عِلْمًا  اَللَّهُمَّ اِنِّى اَعُوذُبِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِى وَ مِنْ شَرِّ كُلِّ دَابَّةٍ اَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا  اِنَّ رَبِّى عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ
Ardından Ebu Derda hazretleri;  “Kalkın, gidelim!” der  Hep beraber Ebu Derda’nın evine gittiklerinde çevredeki tüm evlerin yandığını ancak onun evine hiçbir şey olmadığını görürler
Duanın meali:
“Allah’ım! Sen benim Rabbimsin  Senden başka ilah yoktur  Sana dayandım  Sen büyük arşın sahibisin  Allah’ın dediği olur, dilemediği ise olmaz  Üstün ve şanı yüce olan Allah’ın yardımı olmadan hiç kimse hareket edemez ve hiçbir şeye güç yetiremez
Ben, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve ilmiyle her şeyi kuşattığını (bilgisi dışında hiçbir şeyin olmadığını) biliyorum
Allah’ım! Ben nefsimin ve dizginini tutmuş olduğun tüm canlıların şerrinden sana sığınıyorum  Doğru yol benim Rabbimin yoludur ”
Kaynak: El-Ezkar, İmam Nevevi Sf: 148-149, Kasasun min hayatir-Resul ve Eshabihi, Muhammed Ali Devle Sf: 180 (Kendisi de Beyhaki’nin Kitab-ul Esma vesSifat isimli kitabından aldığını belirtmiş )

Bu Çalışma Hayrat Neşriyatın Tevafuklu Kur'ân-ı Kerim ve Mealli Kur'ân-ı Kerim  inden yararlanıp hazırlanmıştır.

Dua ve selametle….

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.