Kampanya Spotu Başlığı
They start declaring you this and that. Either way, I technically inherit your building and your spaceship. Which means Planet Express is now… Awesome Express. You rotten kids!
TÜMÜNÜ GÖR

Zaman Tünelinde Ruhsal Arayışlar

Zaman Tünelinde Ruhsal Arayışlar

İnsan o kadar değerli ve üstün bir varlıktır ki, kainat denizinde kendi dışındaki bütün varlıklar onun emrine verilmiştir. Güneş, ay, yıldızlar; ağaçlar; hayvanlar ve yaşamı için gerekli olan bütün unsurlar, el birliğiyle mükemmel bir varlık olarak yaratılan insana hizmet etmektedirler. Bu kadar mükemmel bir varlık olan insan, dünya hayatının koşuşturmaları arasında kendini unutmakta ve mükemmel bir varlık olduğu şuurunu kaybetmektedir. Bunun neticesinde, dünyalıklarla mücadelesinde çeşitli suni sıkıntılara, elemlere ve çıkışı olmayan stres girdaplarına sürüklenmektedir. Kendini bilen, mükemmel bir varlık olduğu şuuruna varan, düşünen insan, bu girdaba sürüklenmekten rahatlıkla kurtulacaktır.

 

Maddesel boyutu düşünce gücüyle anlamlandıran birey, aynı oranda mana boyutunu düşünce gücüyle anlamlandıramamaktadır. Küçük yapı taşlarının bütüncül bir sistemin temsilcisi ve aynı zamanda bütünün kendisi olma özelliğini kavrayabilen aklımız, küçük mana frekanslarının ruhsal dünyamızı tanımlayan kodlar olduğunu hakkı ile idrak edememektedir. Madde ve mana boyutunu anlamlandıracak şekilde dizayn edilmiş olan akıl melekemizi geliştirebiliriz. Akıl melekemizi, bol bol tefekkür ederek, kâinat kitabını okuyarak, toplumlara yön vermiş düşünürlerin eserlerini irdeleyerek ve en önemlisi de kendimizi ruhsal muhasebeye çekerek terakki ettirebiliriz.

 

Gelişmiş olan bir akıl, cereyan eden olayların ve döngüsel sistemlerin, sebep-sonuç ilişkisi içerisinde, bütüncül bir harekete hizmet ettiklerini ve ardından da hikmet şifrelerini, şuursal alanımıza sunduklarını hayretle temaşa edecektir. Birey, anlamlandıramadığı olaylar karşısında zafiyetini anlamakta, ama zafiyetinin bütünü anlamlandırma sürecinde, önemli bir şifre çözücü adım olduğunu anlayamamaktadır. Günlük yaşantımızda madde âlemiyle olan ilişkimiz, bizi her an ya yükseltecek ya da alçaltacaktır. Karanlık zaman koridorunda ışığa doğru yol almaya çalışan birey, umulmadık engeller ve sürpriz hediyelerle kıvama getirilmekte, önemli sırlara erişmesi için de sürekli olarak uyarılmaktadır.

 

Aslında bütün koşuşturmalar, en kaliteliyi elde etme çabaları, ölümsüzlük arayışları, dünya nimetlerine karşı doyumsuzluklar; ruhumuzun çok şiddetle arzu ettiği ebediyet âlemine yönelişin yansımaları ve arayışlarıdır. Dünya hayatının birey üzerindeki baskısı arttıkça bu arayışlar şiddetlenmekte ve akıl melekesi çözüm arama moduna girmektedir. Ruhumuzun şiddetli arzusu karşısında aklımız devreye girerek, dünya hayatını anlamlandırmalıdır. Aksi durumda ruhun arzusu dizginlenemeyecek, akıl devre dışı kalmak isteyecektir. Devre dışı kalmak isteyen akıl ya kendini uyutacak ya da ruhun şiddetli arzusunu dünyalıklarla karşılamaya çalışacaktır. Fakat ruhun şiddetli arzusu karşısında, dünyalıkların yetersiz kaldığını gören birey, döngüsel arayışlar içerisine girecektir.

 

Evrende cereyan eden hareketlilikte, evrensel bir zekânın müdahil olduğu sırrı, sürekli olarak bireye telkin edilmektedir. Birey bu telkini anladığı ve anlamlandırdığı ölçüde, bütüncül bir sistemin önemli bir yapı taşı olduğunu kavramaya başlayacaktır. Bütüncül bir sistemin yapı taşı olduğunu anlayan birey, artık, evrensel bir zekâyla düşünüyor demektir. Bireyin düşünce gücünde müthiş bir açılım ve terakki söz konusu olunca, şifreler kendiliğinden çözülmeye başlayacaktır. Bundan böyle hayat müthiş bir zaman tünelidir. Ebediyete giden bu yolda, dünya hayatının bütün sıkıntıları birer bulmaca ve eğlencedir.

 

Bir tarafta müthiş bir evrensel zekâ, diğer tarafta çok şiddetli arzularla donatılmış insan ruhu. Çıplak olan arzularımızı akıl elbisesiyle süsleyerek, ruhsal zekâmızı işletebiliriz. Ruhsal zekâmızı, evrensel zekâ bütünlüğü içerisinde kullanabilirsek, müthiş bir memleketin çok değerli seyircisi olabiliriz. Ruhsal zekâmızla evrensel zekânın isteklerine hizmet etmeliyiz. Hizmet ettiğimiz sürece, evrensel zekânın bir parçası olduğumuzu idrak edeceğiz. Böylelikle “İlahi İrade”nin bizi sevk etmek istediği ebediyet memleketine ehil hale gelmiş olacağız. Ruhumuz ancak ve ancak “İlahi İrade”nin isteklerine ehil hale geldiği zaman rahata kavuşacaktır. O zaman arayış hedefine ulaşmış olacaktır. Ruhumuz tatmin olacak ve ebediyeti soluklayacaktır…

 

05.9.2013

Erdoğan Atçılı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.